Yazılara Geri Dön

Reklam Alanı - Yazı Başlangıcı

Bilim

Gıda Koruyucuları Tansiyon Riskini Artırabilir

Fransa'da yapılan kapsamlı bir araştırma, hazır gıdalarda sıkça kullanılan bazı koruyucu maddelerin yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları riskini artırabileceğini gösteriyor.

WIRED 5 Temmuz 2026 3 dakika okuma
Koyu laboratuvar zemininde gıda koruyucularını, molekülleri ve tansiyon dalgasını çağrıştıran rafine bilimsel kompozisyon.
Görsel: efendi.sanal yapay zeka editoryal görseli

Sponsorlu Alan / Reklam

Süpermarket raflarındaki paketli gıdaların içindekiler etiketine bakıldığında potasyum sorbat, sitrik asit veya L-askorbik asit gibi isimlerle karşılaşmak olağan bir durumdur. Endüstriyel olarak üretilen işlenmiş gıdaların bozulmasını önlemek ve kalitesini korumak amacıyla kullanılan bu katkı maddeleri, modern beslenme düzeninin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Dünyanın en büyük açık gıda veri tabanı olan Open Food Facts verilerine göre, veri tabanındaki işlenmiş gıda ve içeceklerin yüzde 20'sinden fazlası en az bir koruyucu madde içermektedir.

Sorbonne Paris Nord Üniversitesi ve Université Paris Cité bünyesindeki araştırmacılar tarafından yürütülen yeni bir çalışma, bu yaygın tüketimin uzun vadeli sağlık etkilerini inceliyor. Büyük ölçekli NutriNet-Santé kohort çalışmasından elde edilen verileri analiz eden bilim insanları, 112.395 katılımcıyı ortalama 7,9 yıl boyunca takip ederek gıda koruyucuları tüketimi ile yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları riski arasındaki ilişkiyi araştırdı. Araştırmanın liderliğini üstlenen doktora araştırmacısı Anaïs Hasenböhler, deneysel çalışmaların bazı koruyucu maddelerin kalp sağlığına zarar verebileceğini gösterdiğini, ancak bu bileşenlerin insanlar üzerindeki etkisine dair şimdiye kadar yeterli kanıt bulunmadığını belirtiyor. Bu çalışma, çok çeşitli koruyucu maddeler ile kalp sağlığı arasındaki bağlantıları doğrudan insan verileri üzerinden inceleyen ilk araştırma olma özelliğini taşıyor.

İki Farklı Koruyucu Grubu ve Ortaya Çıkan Riskler

Araştırmacılar gıda koruyucularını iki ana kategoriye ayırarak inceledi. İlk grupta küf ve bakteri üremesini engelleyen sorbatlar, nitritler ve sülfitler gibi antioksidan olmayan koruyucular yer alırken; ikinci grupta gıdaların oksitlenmesini ve renk değiştirmesini önleyen askorbik asit, sitrik asit ve eritorbatlar gibi antioksidan koruyucular bulundu. Çalışmanın ilk iki yılında katılımcıların neredeyse tamamının (yüzde 99,5) en az bir koruyucu madde tükettiği tespit edildi.

Elde edilen istatistiksel analizler, antioksidan olmayan koruyucuları en yüksek düzeyde tüketen katılımcıların, en az tüketenlere kıyasla yüksek tansiyon geliştirme riskinin yüzde 29 daha fazla olduğunu gösterdi. Bu gruptaki kişilerin kalp krizi, felç ve anjina dahil olmak üzere genel kalp damar hastalıklarına yakalanma riski de yüzde 16 daha yüksek bulundu. Benzer şekilde, antioksidan özellikli koruyucuları en yüksek düzeyde tüketen katılımcılarda da yüksek tansiyon riskinin yüzde 22 oranında arttığı gözlendi.

Takip süresi boyunca katılımcılar arasında 5.544 yüksek tansiyon ve 2.450 kalp damar hastalığı vakası kaydedildi. Araştırma, antioksidan olmayan koruyucular ile kalp damar hastalıkları arasındaki ilişkinin yaklaşık yüzde 16'sının dolaylı olarak yüksek tansiyon üzerinden şekillendiğini ortaya koydu. Diğer bir deyişle, koruyucu maddeler önce yüksek tansiyona yol açmakta, bu durum da dolaylı olarak kalp damar hastalıkları riskini artırmaktadır.

Risk İlişkisi Saptanan Sekiz Katkı Maddesi

Çalışmada, en sık tüketilen 17 gıda koruyucusu tek tek de analiz edildi. Bu maddelerden sekizinin yüksek tansiyon riskinin artışıyla doğrudan ilişkili olduğu belirlendi:

  • Potasyum sorbat (E202)
  • Potasyum metabisülfit (E224)
  • Sodyum nitrit (E250)
  • Askorbik asit (E300)
  • Sodyum askorbat (E301)
  • Sodyum eritorbat (E316)
  • Sitrik asit (E330)
  • Biberiye özütü (E392)

Bu maddeler arasında yer alan ve yaygın olarak C vitamini olarak bilinen askorbik asidin (E300), sadece yüksek tansiyonla değil, aynı zamanda genel kalp damar hastalığı riskiyle de ilişkili olduğu saptandı.

Araştırmanın Sınırları ve Metodolojik Yapısı

Elde edilen bulguların değerlendirilmesinde araştırmanın metodolojik sınırlarının göz önünde bulundurulması önem taşımaktadır. Bu çalışma gözlemsel bir araştırma olduğundan, gıda koruyucuları ile yüksek tansiyon veya kalp damar hastalıkları arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlamamaktadır.

Ayrıca çalışmanın katılımcı profilinde bazı dengesizlikler mevcuttur. Katılımcıların yüzde 78,7'sini kadınların oluşturması ve kohortun genel olarak yüksek eğitimli bireylerden meydana gelmesi, elde edilen sonuçların genel nüfusa tamamen genellenmesini zorlaştırmaktadır. Bununla birlikte, araştırmada kullanılan istatistiksel modellerin çok sayıda potansiyel karıştırıcı faktörü hesaba kattığı ve sonuçların farklı hassasiyet analizlerinde de tutarlılık gösterdiği vurgulanmaktadır.

Denetleyici Kurumlara Yönelik Düzenleme Çağrısı

Uzun süredir güvenli kabul edilen ve gıdalarda kullanım miktarına yönelik katı sınırlamalar bulunmayan bu katkı maddelerinin kalp sağlığı üzerindeki olası etkileri, mevcut yasal düzenlemelerin yeterliliğini tartışmaya açmaktadır. Fransa Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırma Enstitüsü Araştırma Direktörü Mathilde Touvier, elde edilen sonuçların Avrupa'daki EFSA ve ABD'deki FDA gibi yetkili kurumlar tarafından bu gıda katkı maddelerinin risk ve faydalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etmektedir.

Tüketicilerin korunması adına yasal düzenlemelerin güncellenmesi çağrısında bulunan uzmanlar, bu süreçte bireysel düzeyde işlenmemiş veya minimum düzeyde işlenmiş gıdaların tercih edilmesini ve gereksiz katkı maddesi içeren ürünlerden kaçınılmasını önermektedir.

Reklam Alanı - Yazı Sonu